Zenginin Delisi, Fakirin Velisi Deli Şükrü ve Türküsünün Hikayesi - Basciftlik.net
20 Eylül 2017 Çarşamba 23:12
Zenginin Delisi, Fakirin Velisi Deli Şükrü ve Türküsünün Hikayesi
Tarih : 2013.09.29  00:31:34
Türkiye ilk Mihrican BAHAR'ın sesinden dinledi bu türküyü. Melodisi yöremizde düğünlerin vazgeçilmez davul zurna gaydesiydi. Sevdanın değil bir yiğidin hikayesi, zenginin delisi, fakirin velisi Deli Şükrü'nün ve türküsünün hikayesi sizlerle...
Deli Şükrü Reşadiyenin Kızılcaören Köyünden Hacı Osmanoğullarından Hüseyin Efendi'nin oğludur. Küçük yaşta babasını kaybetmiş ve amcasının yanında büyümüştür. Hamdi adında bir erkek ve beş tane de kız kardeşi vardır. 

Cumhuriyetin ilanından önceki yıllarda, Osmanlı Devletinin idare tarzına göre Deli Şükrü yöremizde Mıntıka Müdürlüğü yapmaktadır. Görevli olduğu süre içinde daima fakirden, garibandan yana olmuş, zorbaların da korkulu rüyası haline gelmiştir. Yörede fakir babası olarak tanınmıştır. Deli Şükrü'nün bu davranışları zorbaların zoruna gider, fakat birşey de yapamazlar. Bundan kurtulmak için Deli Şükrü'yü Sivas Valisi Reşit Paşaya şikayet ederler. Vali'yi öyle doldururlar ve kendilerine öyle acındırırlar ki Vali olayı yerinde incelemek üzere ilçeye gelir. Hazırlanan komplo gereği Deli Şükrü suçlu bulunarak Bayburt'a sürgün edilir. Zorbalar Bayburt'u da az bularak Sivas'a götürmeyi başarırlar ve hapsettirirler. 

Deli Şükrü hapiste yatarken Sivas eşraflarından birisi Vali Reşit Paşa'ya bir at hediye eder. At huysuz olduğu için kimse binemez. Birçok kişi dener; fakat, hiç kimse ata binmeyi başaramaz. Buna binse binse biniciliği ile meşhur olan Deli Şükrü biner derler. Durum Reşit Paşa'ya ulaşır. Vali Reşit Paşa, Deli Şükrü'yü getirtir, ata binmesini ister; ancak, Vali'nin çevresindekiler Deli Şükrü'nün kaçabileceğini söylerler. Vali bu tür endişeleri kabul etmez. Ne pahasına olursa olsun Deli Şükrü'yü ata bindirir. Deli Şükrü atın yelesinden tutar, atı sever, okşar ve bir sıçrayışta ata atlar, gözden uzaklaşır. Arkadan dedikodular başlar, birçoğu Deli Şükrü'nün gelmeyeceğini söylerler; fakat, Deli Şükrü, dedikoduları haksız çıkartarak geri döner. Reşit Paşa, Deli Şükrü'nün bu mertçe davranışını takdirle karşılar. Deli Şükrü'yü yanına çağırtır, gönlünü alır ve birkaçta hediye vererek affettiğini söyler. 

Deli Şükrü hakkında söylenen türkü Deli Şükrü'nün Gümüşhane Yöresi'ndeki Angıldere'ye sürgünlüğü zamanında ortaya çıkmıştır. Kimin tarafından söylendiği bilinmemektedir.

Deli Şükrü denmesi yöredeki bazı taşkın hareketlerinde gelmektedir.
Şöyle ki: Deli Şükrü Mesudiye'ye gider. Yemek için gittiği lokantadan yoğurt ister. Yoğurt yok diye vermezler. Yine aynı şekilde bir defasında da Mesudiye'de yumurta bulamaz. Bunun üzerine Mesudiye'nin hafta pazarı olan gün Mesudiye köylerden gelen yolları adamlarına kestirir, köylerden gelen yoğurtların ve yumurtaların parasını öder yoğurtları yere döktürür, yumurtaları da kırdırır, Mesudiye'ye birkaç hafta yoğurt ve yumurta göndermez.

Mesudiye'nin Ilışar Köyü küpçülük ile geçinen bir köydür. Yaptıkları küpleri satmak için eşeklere yüklerler başka köylere götürürler. Deli Şükrü birkaç kez bu küp yüklü eşekleri durdurur. Küpleri bir tepeden yuvarlatır, bazen de küpleri üst üste koydurur kurşuna dizermiş. Küplerin parasını da değeri üzerinden ödermiş.

Deli Şükrü türküsünde ''konaklar yaptırdım uzun çarşıya'' sözü Deli Şükrü'nün 1939 depreminde yıkılan Reşadiye'de bulunan gayrimenkullerini vurgulamaktadır.

Deli Şükrü'nün torunları ve akrabaları Reşadiye'nin Kızılcaören kasabasında oturmaktadırlar, adına uydurulan türkünün kim tarafından yakıldığı bilinmemektedir.

Deli Şükrü 1940'lı yılların başında ölmüştür. Türkü söylenirken ikinci mısranın birinci bölümünden sonra ''ağla anam'' veya ''ağla bacım'' sözleri araya konur. Bu yöresel bir durumdur.

Kavuştuktaki ''gelme emmi gelme'' sözünün Deli Şükrü'nün babası olmadığından kendisi ile amcasının ilgilenmesinden kaynaklanmaktadır.

Zenginin delisi, fakirin velisi Deli Şükrü hapisteyken halk ona sevgisini aşağıdaki şekilde dile getirmiştir. 


Konaklar yaptırdım Uzun Çarşıya
Camlı pencereleri karşı karşıya
Haber anlatamadım Reşit Paşaya

Gelme emmim, gelme, dönmem geriye
Beni sürgün ettiler Angıldere'ye 

Atımı çektim de binek taşına
Elim yetişmiyor eyer kaşına
Benden selam söylen Hamdi gardaşa

Gelme emmim, gelme, dönmem geriye
Beni sürgün ettiler Angıldere'ye 

Kır atımda kirim kirim kişniyor
Beş bacım var evde nakış işliyor
Bilmem Hamdi kardeşim nişliyor

Gelme emmim, gelme, dönmem geriye
Beni sürgün ettiler Angıldere'ye

Deli Şükrü derler namı var idi
Mağripten maşrıka şanı var idi
Bahar geldi karlı dağlar eridi

Gelmem emmim, gelme, dönmem geriye
Beni sürgün ettiler Angıldere'ye









3716 kez okundu
Diğer Edeb-i Başçiftlik Haberleri
Adres: Esenyurt/İSTANBUL
 e-mail: basciftlik.net@hotmail.com
Aktif Ziyaretçi: 1 Bugün Gelen: 1316 Dün Gelen: 1021 Toplam Ziyaretçi: 1412295
Copyright  2017 Basciftlik Net
|
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Proje Dinamik Bilgi Teknolojileri ve Yazlm Hizmetleri