Metin MEMİŞ; Paramız, Gücümüz Yoktu Ama Güzel Günlerdi - Basciftlik.net
20 Ekim 2018 Cumartesi 4:52
Metin MEMİŞ; Paramız, Gücümüz Yoktu Ama Güzel Günlerdi
Tarih : 2014.11.06  22:30:23
Türkiye genelinde yetkili sendika olarak sağlık çalışanlarının tek adresi Sağlık-Sen'in Genel Başkanı Metin MEMİŞ ile Başçiftlik İlkokulunda başlayan Bakırköy Sağlık Meslek lisesiyle devam eden eğitim hayatını, Tokat'ta arkadaş ricasıyla başladığı Genel Başkan olarak devam ettiği Sendika serüvenini ve Başçiftlik'i konuştuk...

Türkiye genelinde yetkili sendika olarak sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının tek adresi Sağlık-Sen'in Genel Başkanı, Başçiftlik'in yetiştirdiği değerlerden biri Metin MEMİŞ ile Başçiftlik İlkokulunda başlayan Bakırköy Sağlık Meslek lisesiyle devam eden eğitim hayatını, Tokat'ta arkadaş ricasıyla başladığı Genel Başkan olarak devam ettiği Sendika serüvenini ve Başçiftlik'i konuştuğumuz 1. bölüm sizlerle...

Hasan AÇIKEL : Metin bey, eğitim hayatınıza Başçiftlik İlkokulu, ortaokulu sonra Bakırköy Sağlık Meslek lisesiyle devam ediyorsunuz. Başçiftlik’te başlayan İstanbul Bakırköy’de devam eden, sizi bu günlere getiren, aslında hayatınızın en önemli kırılma noktasından başlayalım, söyleşimize…

Metin MEMİŞ : Şimdi, şöyle. Bakırköy Sağlık Meslek Lisesi Anestezi bölümü, o zaman bizim bir abimiz vardı. Bize bu konuda yardımcı oldu ve o liseye gitme imkânımız oldu. 1991 yılında bitirdik okulu. Ama dönemki hükümetin garabetine uğrayıp 4 yıllık bir bekleme dönemimiz oldu. 1995 yılında da Tokat Artova Devlet Hastanesinde de göreve başladım. O süreye kadarda İstanbul'da Şadiye Hatun Tıp Kliniğini vardı, orada görev yaptım. 1995'de Artova'da göreve başladım. Arkasından Tokat Doğum Hastanesine geldik. 2005 yılına kadar Tokat Doğum Hastanesinde çalıştım.

Hasan AÇIKEL : Sağlık Memuru olarak mı çalıştınız?

Metin MEMİŞ :  Hayır Anestezi teknisyeniydim.

Tokat Sağlık-Sen : Abilerimiz; "Biz bu işi sana vereceğiz, sen iyi-kötü bir proje koydun ortaya." dedi. Eyvallah dedik.

Hasan AÇIKEL : Sağlık-Sen serüveniniz bu dönemde başlıyor bildiğimiz kadarıyla. Bu süreci birde sizden dinleyelim.

Metin MEMİŞ :  2004 yılının sonunda Sağlık-sen seçimlerinde aday olduk, Tokat'taki seçimlerde. O süreçte aslında bizim bir iddiamız yoktu, normal şartlar altında. Bir, iki arkadaş geldi; "Biz, sendikamızı götürecek birini arıyoruz.” Bende o ara bir arkadaşım var, orada. "Nurettin abi olsun." dedim. Kabul ettiler, sonra vazgeçtiler. 

O arkadaşlar hani sendikacı arıyoruz diye geldiklerinde, şunu yapın, şöyle yapsanız iyi olur, böyle olsa iyi olur falan deyince arkadaşlar bizim bu sosyal yönümüzden dolayı sen tam bizim istediğimiz sendikacısın diye bizi işin içine çekmesiyle oldu. Kesinlikle hiç bir zaman talebim olmadı, hatta direndim.

Hatta, İsmail SEFA diye bir abimiz var o zaman sağlık müdürlüğünde şube müdürüydü. Dedi ki; “yok dedi sen olacaksın. Eğer istiyorlarsa arkadaşlar yapacaksın abi. “ Bende; “sen de gir, ben senide istiyorum, o zaman yönetimde.” dedim oda yönetime. O dönemde girmişti. Böyle bir başlangıç yaptık. Allaha hamd olsun o dönemde Abdullah YILMAZ, Necati ÇABUK, Nurettin DURAKBAŞI'ı İsmail SEFA gibi abilerimiz; "Biz bu işi sana vereceğiz, sen iyi-kötü bir proje koydun ortaya." dedi. Eyvallah, dedik. Arkadaşlarımızın ısrarıyla bu işin içine girdik.

Aslında seçim süreci başlamıştı, ben son 15 günde aday olmama rağmen, gittiğimiz yerlerde; "biz söz verdik, başka birine oy vereceğiz." demelerine rağmen ikna ettik, bir şekilde. Projelerimizi ortaya koyduk. Allah'a hamdolsun, o dönemde 2014 yılının Kasım ayında Tokat'ta Sağlık-Sen Şube başkanı olduk.

Allaha hamd olsun inan o koyduğumuz bütün düşünceleri de yerine getirerek buradan Ankara’ya gittik. Bizim sendikacılığa başlama maceramız böyle oldu.

Tokat Sağlık-Sen : "Ve o dönemler Allah'a hamd olsun sendikacılığın en güzel dönemleri idi. Paranız yok, aracınız yok, gücünüz yok..."

Hasan AÇIKEL : Sağlık-Sen Tokat Şube Başkanı seçildiniz, sonra…

Metin MEMİŞ : O dönemde sendikanın 420 civarında üyesi vardı. Türkiye genelinde Sağlık-Sen'in 30 bin civarında üyesinde vardı, o dönemde. Tabi ilk hedefimizde; bu işi Tokat'ta başarılı bir şekilde götürmek ve Türkiye'de en çok üyesi olan il haline getirmek. İnanın öyle bir hale geldik ki, hala ajandamı saklarım. Ajandamda isim isim kimi temsilci yaparız? Hastanenizden kim Sağlık-Sen üyesi olmaya talip? Kime gidersek, kendimizi anlatırsak Sağlık-Sen üyesi yaparız, diye. Tabi öyle bir hal aldı ki Mayıs ayında sayımlar olur, Kasımda seçim yaptık, Mayıs ayına kadar üye sayımızı 780'lere çıkardık. 420'lerden 780'lere çıkardık. O zaman yetkili sendika değil Sağlık-Sen. Türkiye üye sayısı çok değil. O zamanki idari yapı tamamen farklı sendikaya hizmet ediyor. O zaman dergimiz, gazetemiz, yeterli dokümanımız yok. Ama Allah'a hamdolsun, insanların gönlüne girerek, insanların gönlünü fethederek, "İşte biz şöyle bir sendikacılık yapacağız, bunun için sizi aramızda görmek istiyoruz."diyerek, 3-4 aylık sürede üye sayımızı 780'lere çıkardık. Şunu söyleyim, ben Tokat'ta görev yaptığım, 4 yıl sendikacılık yaptığım süre içerisinde de nerdeyse Tokat'ta gezmediğim sağlık evi olan, sağlık çalışanları olan köy kalmadı. Bütün köyleri tek tek gitmek kaydıyla, hem o insanların ortamlarını yerinde görmek, hem de sendikama davet etmek suretiyle bu sayılara geldik. Ve o dönemler Allah'a hamd olsun sendikacılığın en güzel dönemleri idi. Paranız yok, aracınız yok, gücünüz yok, sendikal itibarınız yok çünkü yeni bir sendika ve arkanızda bir idareciniz yok nerdeyse. Kendi aracımızı bu işe vakfetmiştik, sadece yakıtını sendikadan dolduruyorduk.

Böyle bir ortamda gidiyorsunuz, kendinizi ifade ediyorsunuz, insanları kendinize bağlıyorsunuz…

Hasan AÇIKEL : Sağlık-Sen’in Genel Başkan Yardımcılığı’na aday oluyorsunuz ama çok az bir oy farkıyla kaybediyorsunuz. O döneme dair birkaç cümle alsak sizden.

Metin MEMİŞ :2005 yılındaki genel merkez seçimlerinde de daha 4 aylık şube başkanıyken dedim ki; "ben genel merkeze adayım, ben sadece bura ile kalmayacağım, genel merkezde de bu işi iyi yapacağımı düşünüyorum, adayım." dedim ve hiçbir şube başkanını tanımadan, sadece bir kaç çevre illerin şube başkanları hariç. Telefon diyaloğu kurarak, diyordum ki; "Arkadaşlar, ismim Metin MEMİŞ. 5 ay oldu şube başkanı seçileli. Şu noktaya getirdik, sendikamızı. Desteğinizi bekliyorum, aday olmak istiyorum." Tabi genel kurula gittiğinizde de; "Ben, Metin MEMİŞ." diyorum, kimseyi tanımıyorum. "Ya Metin bey sen misin?" diyorlar. O dönemde gerçekten kendimizi iyi ifade ettik ve Sağlık-Sen Genel Başkan Yardımcılığını 7 oy farkla kaybettik…

Hasan AÇIKEL : Başkan yardımcısı, Mahmut (KAÇAR) bey mi olmuştu?

Metin MEMİŞ :  Evet. Ben, Mahmut beyin karşısına rakiptim o zaman. O'nun karşısına aday olmuştum. Tabi şu kültürü de koymak gerekiyordu; "Benim olmazsa kimsenin olmasın" mantığı da geçerli bir mantık değil. Biz tabi orada seçimi kaybedince sarıldık rakibimiz olan Mahmut KAÇAR'a. "Allah hayırlı etsin, gönlümüz sizinle. Beraber çalışacağız." dedik.

Hasan AÇIKEL : Seçimi kaybedince Tokat’a döndünüz, haliyle. Sonra…

Metin MEMİŞ : Tabi geri döndük. Tokat'ta yolumuza koyulduk. Geçekten o süreçte Tokat'ta açılımlar yaptık. Aslında şu anki Memur-Sen olarak yaptığımızın minyatürünü, küçüğü o zamanlar yaptık. O zamanlar sadece sağlık alanında değil, bununda dışına çıkıp toplumu, sağlık çalışanlarını hayra yönlendirmek bakımdan bir takım hizmetler yaptık. Mesela o dönemde 117 çocuğa giyim yardımı kampanyamız vardı. Sendikaya bir kuruş maletmeden tamamen aracı olarak çalışan arkadaşlarımızdan tedarik ettiğimiz paralarla çevre köylerde tepeden tırnağa, çorabından kabanına, ayakkabısına varana kadar, giyindirdik.  Ve o çocukları birde alıp Tokat'ta müze gezisi vs yapmak kaydıyla birazda sosyal ortam görmelerini sağladık. Arkasından Ali Şevki EREK bölge okulundaki çocuklara diş fırçası dağıttık, diş sağlığı bakımından Hacivat-Karagöz gösterisinde onu anlattırdık. Bunu yanı sıra sosyal kültürel etkinlikler, üyelerimize gezi düzenleme, piknikler, önemli günlerde etkinlikler yapmak kaydıyla sendikacılığa sosyal sendikacılık farkını da aslında burada temellerini oluşturduk.

Hasan AÇIKEL : Tokat, fark yarattı bu noktada…

Metin MEMİŞ : Kesinlikle. Başka şubelerdeki arkadaşlarımız o dönem şunu sorarlardı ; "Nasıl başarıyorsunuz? Bu üye sayısını nasıl yakaladınız?" İnsanları sadece sorun üzerinden, para üzerinden, insanların derdi üzerinden giderseniz, bu tatlı gelebilir. Bu, daha kolay bir sendikacılık. Bunu yaptığınızda, "vay be helal olsun bizim başkana." diyebilirler. Ama biz hem bunu hem de bunun yanında dediğim gibi çevremizi, toplumu görme, onların hisleri hissetme gibi bir sorumluluğumuz var... O dönemde de 2007 yılındaki üye sayımlarında Sağlık-Sen'in Türkiye'deki çalışan sayısına göre üye oranı %9'larda iken biz Tokat'ta %60'lık bir oran yakalamıştık. Çok iyi bir noktada idik.

Hasan AÇIKEL : Ve Tokat’taki başarınız Ankara’nın dikkatini çekiyor, 2004 yılındaki rakibiniz Mahmut KAÇAR’ın listesinde 2008 yılındaki Sağlık-Sen seçimlerinde yarışıyorsunuz, devamını sizden dinleyelim.

Metin MEMİŞ : Ve Allah'a hamdolsun 2008 yılındaki seçimlerde daha önce rakip olduğumuz Mahmut KAÇAR'la beraber aynı listede o Genel başkan, ben Teşkilatlanma başkanı olarak yer aldık ve Allah'a hamdolsun bu noktaya geldik.

Hasan AÇIKEL :  Ve Tokat’taki başarınız Ankara’nın dikkatini çekiyor, 2004 yılındaki rakibiniz Mahmut KAÇAR’ın listesinde 2008 yılındaki Sağlık-Sen seçimlerinde yarışıyorsunuz, devamını sizden dinleyelim.

Metin MEMİŞ : Ve Allah'a hamdolsun 2008 yılındaki seçimlerde daha önce rakip olduğumuz Mahmut KAÇAR'la beraber aynı listede o Genel başkan, ben Teşkilatlanma başkanı olarak yer aldık ve Allah'a hamdolsun bu noktaya geldik.

Hasan AÇIKEL : Arkadaş tavsiyesiyle sendikacılığa başlıyorsunuz, adım adım Genel Başkanlık yolu açılıyor. Bir büyüğümüz diyor ki: ”Her şey hayallerle, düşlerle başlar.” Sizin sendikacılığa başlarken ki hayaliniz, hedefiniz neydi?

Metin MEMİŞ : Ben hiçbir zaman zengin olmayı hedeflemedim. Ama farklı ideallerim vardı, farklı hedeflerim vardı, sosyal sorumluluk bakımından. 2005 yılında anestezi teknisyenliğini bıraktık, Tokat Sağlık Müdürlüğü'nde Eczacılık Şube Müdürlüğü görevinde bulundum. Yaklaşık 2,5 sene civarında Eczacılık Şube Müdürlüğü görevini yaptım. Sağlık Müdürlüğü'nün arkasından Gıcgıc tepesi görünürdü. Orada gelen arkadaşlara şunu söyledim; "Bakın, bir hedef koyuyorum. Bu hedefim belki de ulaşılması zor bir hedef. Gıcgıc tepesi, ben o tepenin arkasını hayal ediyorum. Arkasında yeşil bir vadi var. Düz bir alan var. Ben alana ulaşmayı hedefliyorum. Oraya çıkamasam da, oraya ulaşamasam da Gıcgıc tepesinin yarısına çıkabilirim. Ama baştan bu tepe yüksek ben çıkamam dersem daha başlamadan bitmiş olurum. Onun için hedef perspektifim var, bakışım var." Bunu gelene anlatırdım.

Başçiftlik Dernekleri : "Kendimizi oralara vakfetmeyi de kendimize görev biliyoruz. 

Hasan AÇIKEL : Sendikacılık’a biraz ara verelim. Tokat’ta sağlık memurusunuz, Başçiftlik’te sünnet olmayan çocukları sünnet ettiriyorsunuz. Devamı…

Metin MEMİŞ : Daha sendikacılığa başlamadığım dönemde bir gün nöbette iken dedim; "Ben Bir Başçiftlikli olarak, Sağlıkçı olarak Başçiftlik’e ne yapabilirim?" Hayal ettim sonra dedim ki; "Ben Başçiftlik’teki ihtiyaç sahibi olan ailelerin çocuklarını ücretsiz sünnet yaptırabilirim." Olur mu? Olur. Peki, maliyeti, maliyeti niye olsun. Köprü olacağız. Hayır işleyenle hayır yapmak isteyen arasında köprü görevi yapacağız.

Sabah A4 kâğıdına hemen bir çıktı aldım. Dedim ki; işte şu yaşa kadar olan sünnet olmamış çocukları olan varsa müracaat etsinler. O sene 14 çocuk başvurdu. Bunların ilaçları, bunların sünnetten sonra kullanacakları antibiyotiklerini karşıladık. Bu çocukları tepeden tırnağa giydirdik. Bu çocuklara bunu yaparken bir uçurtma şenliği yaptık. Hacivat karagöz gösterisine hiç izlememiştik, bu çocuklara bide bunu ayarlayalım onu ayarladık. Davul, zurna, halay ekibi falan derken tabi bunu tamamen Başçiftlik’in Tokat’taki Yeniçağ gibi, Kartem gibi, Yücelen gibi arkadaşlarımızın, abilerimizin sponsorluğunu vermek kaydıyla yaptık. O sene bir kuruş maliyet olmadı. Çocukların bindikleri arabaya varana kadar hediyelerine varana kadar her şeyini karşıladık. 2. yıl 12 çocuk başvurdu. 3. yıl dedik ki artık bu işi şenliğe döndürelim. Çünkü öyle oluyordu ki, dedikodusunu yapıyorlardı bu işin. İşte, Metin MEMİŞ belediye başkanı adayı olacakmış, sünnet yapıyor. Yani hayalimizden geçmeyen bir şey Metin MEMİŞ sünnet yapacakmış da efendim reklam yapıyormuş. Tabi üçüncüsünü belediyeyle bu şenliklerde ortak yapalım dedik ve o şenlikler esnasında da maalesef 2006 yılıydı sanıyorum, başvuran çocuk sayısı 1 oldu. Çünkü siyaset bulaştı. Siyaset işin içine girince bu etkinlikte haliyle bitmiş oldu. Aslında güzel bir başlangıçtı. Bu başkaları tarafından da devam ettirilebilecek bir başlangıçtı bundan sonrada yapılabilir mi? Ama korkuyoruz yani işte hani bunu birileri farklı yerlere çeker mi, diye.

Hasan AÇIKEL : Tokat’ta bulunduğunuz dönemde Tokat Başçiftlikliler Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nde de faaliyetleriniz oldu değil mi?

Metin MEMİŞ : Tabi o esnada Tokat’ta ki dernekçilik noktasında da aktif rol aldık. o dönemde Selahattin SERASLAN, Murat TUNÇEL, Murat ÖZDEMİR, ben ve Mehmet ÇAKMAK abimiz ve bir çok arkadaşımızın da desteğiyle artık klasik tabela dernekçiliği anlayışını ortadan mutlaka kaldırmamız gerekiyor, biz dernek deyince akla okey salonu olan bir yer geliyor, Tokat’taki bütün derneklerde genelde öyledir, bunun dışında daha farklı bir dernekçilik yapalım diye yola çıktık. O dönem Başçiftlikli hemşerilerimiz de teveccüh gösterdiler. Etkin bir şekilde beş arkadaşımızdan oluşan işte Mehmet ÇAKIRTAŞ’ın başkan olduğu dönemde arkasından Selahattin SERASLAN olmuştu, arkasından yine vardık. O süreçte bu derneğin kurulması noktasında, bu derneğin bu hale gelmesi noktasında mevcut yerinde bu şekilde çalışması noktasında da katkımız, emeğimiz oldu. Açıkçası sevindiğim noktada şu anda dernek aynı şekilde gidiyor hiç bozulmadı. Yani çizgisi var efendim oyun koyalım dediler, koyun koymayın insanlar buraya oyun oynamaya gelmesinler, sohbet etmeye, muhabbet etmeye gelsinler.

Hasan AÇIKEL : Tokat’tan ayrıldınız ama bu derneğe üyeliğiniz devam ediyor değil mi? 

Metin MEMİŞ : Kesinlikle, hala derneğe üyeliğimizde devam ediyor. Aidatlarımızı da veriyoruz. Kendimizi oralara vakfetmeyi de kendimize görev biliyoruz. Ben sosyal sorumluluklarını bilen bir insanım.

Sağlık-Sen Başkan Yardımcılığı Adaylığı : Tehdit Edildim, Babam; “Ne diyorsun oğlum ölümüne devam et arkandayım.” dedi.

Hasan AÇIKEL : Sizi sendikacılığa iten yönünüz sosyal bir kişiliğinizin olması aslında, arkadaşlarınız size ısrarla aday ol demelerinin nedeni bu galiba. 

Metin MEMİŞ : Sivil toplumu seviyoruz. Sivil hareketleri seviyoruz. Bir aykırı ruh var. Bir eylem ruhu var. Eleştirme ruhu var ama kuru kuruya eleştirme değil doğru şeyleri söyleyerek eleştirmeye gayret etme ruhu var. Hani biraz sivri dilliyimdir. Lafımı da çekmem böyle bir çıkış yolu oldu, Allaha hamd olsun.

Hasan AÇIKEL : Tekrar sendikacılığa dönecek olursak, 2004 yılındaki rakibiniz Mahmut KAÇAR’ın listesinde 2008 yılındaki Sağlık-Sen seçimlerini kısa geçtik gibi. O dönemi tekrar sizden dinleyelim….   

Metin MEMİŞ : Şimdi, şöyle. Ben, Ankara’ya giderken aday olduğumda, daha doğrusu, o dönemin Tokatlı güçlü bir siyasetçisi beni aradı, tehdit etti. Aday olmayacaksın, diye. Niçin dedi, biliyor musun? O dönemde, o zaman ki sendikal anlayışta siyaseti bu işin içine katmak vardı. O zaman tabi Metin MEMİŞ gariban. Tokat’tan bir adam gidecek, zaten kazanamaz. Gariban ne olur işte. Macera arıyor olmasın diye arandım, tehdit edildim. Aday olmayacaksın, dedi. Bende; “kelleyi koltuğa aldım, bir ekiple yola çıktım, bu ekibi satmayacağım.” Babamı aradım, baba dedim böyle böyle bir durum var, ben yola devam etmek istiyorum. “Ne diyorsun oğlum ölümüne devam et arkandayım.” dedi. Bakın baba desteği çok önemli. Baba duası çok önemli. Yola çıktık, Allah'a hamd olsun. O dönemde de seçimleri kazandık ve bir yıl önceki dönemde rakip olduğum Mahmut KAÇAR beni en önemli en kritik noktaya koydu.

Bu nokta, teşkilat başkanlığı çok çok önemli. Tabi o zaman 46000 üyemiz var Türkiye Genelinde yetkili sendika değiliz. Çok daha büyümemiz gerekiyor.

Hasan AÇIKEL : Yetkili Sendika Kamu-Sen değil mi?

Metin MEMİŞ : Evet.

Hasan AÇIKEL : “Çok daha büyümemiz gerekiyor...” demiştiniz en son.

Metin MEMİŞ : Ve o dönemde şöyle bir fikir ortaya koyduk. Hemen gider gitmez, il toplantılarımızda biz şube başkanı olduğumuz dönemlerde, hep bizi Ankara’ya çağırıyordunuz, biz geliyorduk, buradan bize enerji yüklüyordunuz ama biz o enerjiyi sahaya taşıyamıyorduk. Yoruluyorduk ya da anlatamıyorduk bilmiyorum.

O zaman biz çok büyük bir teşkilat buluşması yapalım, o buluşmada kendimizi ifade edelim. Diyelim ki, biz şöyle bir sendikayız. Hedefimiz yetkiyi almak. Yetkiden sonra çalışanların şu şu sorunlarını dinlemek olmalı, diye bir fikir attım ortaya. Daha sonra yönetimdeki arkadaşlarımızın teveccühüyle beraber bu fikir karşılık buldu ve 1500 kişilik yani, daha Ankara tecrübemiz yok böyle büyük toplantı tecrübemiz yok. Yedi arkadaşımız o dönemde bir maceraya girdik. 1500 kişilik bir teşkilat buluşması yaptık. Ve o toplantıyla beraber Sağlık-Sen’in ufku değişti. Sağlık-Sen’in teşkilatının enerjisi elektriği değişti. Allah'a hamd olsun.

İki ay gibi bir süre içerisinde, 2008 de mart ayındaydı sanıyorum, toplantıyı gerçekleştirdik. 15 Mayısta yani iki aylık süre içerisinde 25000 üye yaptık. Bakın toplamda 12 yılda 46000 üyen var 2 ayda 25000 üye yapıyorsun yani 71000 üye. Şöyle o sene yetmedi, o dönem ki diğer sendikanın sayısı 84000 idi.

Çok da bir şey kalmamıştı. Tabi bu çok büyük bir idealdi ama yani oraya Şırnak’tan, Edirne’den, Antalya’dan insanları getiriyorsunuz. “Bakın sizin temsil ettiğiniz sendika bu. Bizde naçizane iyi niyetli insanlarız. Sağlık çalışanlarının şu sorunları var. Bu sorunların çözümü için sizlerin bize destek vermenizi istiyoruz yetkiyi almamızı istiyoruz.” Dedik ve insanlar yaptığı üyenin yarısı kadar üyeyi 12 yılda yaptığı üyenin yarısı kadar üyeyi iki ay içerisinde yaptı. Allaha hamd olsun.

Hasan AÇIKEL : Tokat’taki çalışmalarınızı, ufkunuzu Ankara’ya taşıdınız…

Metin MEMİŞ : Tabii teşkilat yapımız yetersizdi, sıkıntılıydı. Teşkilat Başkanı olarak Türkiye’yi o dönemde iki defa tur yaptık. Bu gün itibariyle de sanıyorum, beş altı defa tur yapmışızdır, bütün illeri. Allah'a hamd olsun, o dönemde iyi bir teşkilat yapısı oluşturduk. Yani Sağlık-Sen illerinde ayakları yere basan, kurumsal anlamda alt yapısını tamamlamış, kendini sahada ifade edebilen yapı oluşturdu. Yeri geldi üyeye gittik, 3 gün 4 gün şube başkanlığı yapacak adam aradık. Allah'a hamd olsun bulduk ve bulduğumuz insanlarda işte Sağlık-Sen'in bu günlere gelmesini sağladılar.

İkinci yıl 22000 üye yaptık. Üçüncü yıl da 2009 da 22000 üye yaparak 91000 küsur üye ile yetkiyi aldık. 2010 yılında Anayasa mahkemesi sendika üye aidatları iptal etmişti. Devlet karşılıyordu, iptal etmişti. O dönemde yine Memur-Sen toplamda 15000 büyüdü. Bunun 9600’ünü Sağlık-Sen olarak biz büyüdük. Yani Memur-Sen’in on sendikası büyürken biz Allah'a hamd olsun, 9600 civarı büyüyerek bu noktaya geldik…


  Metin MEMİŞ Söyleşisi'nin 2. Bölümünde; Metin MEMİŞ ile Sağlık-Sen Genel Başkanlığını, Sağlık Çalışanlarını, Taşeron İşçileri, Başçiftlik'e dair unutamadıklarını ve Metin MEMİŞ'in bir gününü konuştuk...  




   Hasan AÇIKEL  




Yasal Uyarı » Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları BASCİFTLİK.NET 'e aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan köşe yazısı/habere aktif link verilerek kullanılabilir.


 

2457 kez okundu
Diğer Şehir ve İnsan Haberleri
Adres: Esenyurt/İSTANBUL
 e-mail: basciftlik.net@hotmail.com
Aktif Ziyaretçi: 1 Bugün Gelen: 63 Dün Gelen: 494 Toplam Ziyaretçi: 1689604
Copyright  2018 Basciftlik Net
|
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Proje Dinamik Bilgi Teknolojileri ve Yazlm Hizmetleri